geçici istihdam, kalıcı güvencesizlik

çalışmanın ahlaki bir zorunluluk, güvencesizliğin olağan bir kader haline geldiği yeni türkiye…

işsizlik, tüm modern kapitalist toplumlarda olduğu gibi türkiye’de de en büyük sorunlardan biri olmaya devam ediyor. ancak  ‘çözüm’ amaçlı sunulan politikalar, emekçiler için güvenli ve adil koşullar yaratmak bir kenara, daha büyük sorunlar doğuruyor. türkiye iş kurumu (işkur) tarafından yürütülen toplum yararına programlar (typ) ve işgücü uyum programı (iup) gibi politikalar da bu politikalardan bazıları. kağıt üstünde işsizliği azaltmayı hedeflerken, gerçekte geçici çalışmayı yaygınlaştırıyor, güvencesizliği kalıcılaştırıp emekçileri sermayenin insafına terk ediyorlar.

istihdam söylemleriyle süslenmiş bu uygulamalar, esasında bir sosyo-ekonomik dönüşümün parçası. iş, artık yalnızca bir gelir kapısı olmanın ötesinde, bireyin sosyal varoluşunun temel koşulu haline getiriliyor. her nasılsa bu varoluş, kalıcı haklar üzerine değil, geçici sözleşmeler ve insanca yaşamaya yetmeyecek ücretler üzerine inşa ediliyor.

geçici çalışma düzeni

typ kapsamında çeşitli kamu kurumlarında ve belediyelerde dokuz ay  süreyle çalıştırılan emekçiler, program süreleri dolduğunda kıdem tazminatı, istihdam güvencesi veya uzun vadeli sosyal güvenlik imkanları elde edemeden işsiz bırakılmakta. çalışma süresi boyunca sadece iş kazası ve meslek hastalıkları kapsamında sigortalarının yapılması, emeğin uzun vadeli güvenceden koparıldığını gösteriyor. 

bu durumu açıklamak için programın tasarım hatası olduğunu öne sürmek yeterli değil. sorunun sebebi, türkiye’de 2000’li yılların başından itibaren kamu istihdamının esnekleştirilmesi yönündeki daha geniş yapısal dönüşümlerle bağlantılı. neoliberal reform dalgaları; özelleştirme süreçleri, kamu harcamalarının daraltılması gibi uygulamalarıyla kısa vadeli ve yükümlülük doğurmayan istihdam biçimlerinin teşvik edilmesine sebep oldu.  

2024 yılında hatay’da 2.500 typ işçinin sözleşmelerinin yenilenmemesi bu dönüşümün somut bir yansıması. deprem sonrasında kamu hizmetlerinin devamı için çalıştırılan bu insanlar, ‘’kalıcı istihdam’’ ve ‘’sözleşmelerin uzatılması’’ vaatleriyle işe alınmışken, sözleşmeleri sona erdiğinde işsizliğe terk edildiler (evrensel, 2024).olağanüstü koşullarda kamu hizmetlerinin sürdürülebilmesi için istihdam edilmiş bu insanların daha sonra sistemin dışına itilmeleri yalnızca idari bir karar değil, sistemik bir eğilimin ürünü. typ gibi uygulamalar, geçici istihdam sağlamakla kalmayıp güvencesizliğin kurumsallaştığı bir istihdam rejiminin sürekliliğini temin ediyor. bu durum, marx’ın (1867) yedek sanayi ordusu kavramını hatırlatıyor. sermaye, ihtiyaç duyduğu anda geniş bir işgücü kitlesine ulaşabiliyorken ihtiyaç kalmadığında onları herhangi bir sosyal yükümlülük taşımadan sistemin dışına itebiliyor. 

benzer bir düzen iup çalışanları için de geçerli. işçiler, günlük 1083 tl ödeme alıyor, aldıkları ücret ise emeklerinin karşılığı değil de sosyal yardımmış gibi ‘’cep harçlığı’’ olarak nitelendiriliyor. programın ilk dört haftasında beş gün çalışıyorlar ancak devam eden haftalarda çalışma gün sayısı üçe düşüyor. bu düşüş gelirlerini de keskin bir biçimde azaltıyor. ödemeler, yalnızca çalışılan günler için yapılıyor ve hastalık izinleri, olağanüstü durumlar veya resmi tatiller herhangi bir gelir kaynağı oluşturmuyor.  katılımcılar iş hukuku kapsamında ‘’çalışan’’ yerine ‘’katılımcı’’ olarak tanımlandığı için kıdem tazminatından ve sendikal haklardan da mahrum kalıyor. (ekmek ve gül, 2024)

geçici çalışma bu yollarla yalnızca bir iş modeli olmak yerine emekçinin hayatının temelini belirleyen bir varoluş biçimi olarak karşımıza çıkıyor. her şey geçici ve koşulluyken hiçbir hak ve güvence kalıcı değil.

çalışmanın ahlakileştirilmesi

işkur’un bu uygulamaları ekonomik bir düzenleme olmanın yanı sıra güçlü bir ideolojik müdahale içeriyor. koşullara uymayan ya da programdan mazeretsiz ayrılan işçilerin bir yıl boyunca yeni bir programa başvuramaması gibi kurallar çalışmanın sadece bir ihtiyaç değil, bir ahlaki görev olarak da kurgulandığını gözler önüne seriyor.

çalışmamak, sistemin öngördüğü geçici istihdam koşullarına uymamak kurum tarafından cezalandırılıyor. emekçiler hem işsizlik korkusuyla, hem de sosyal dışlanma ve ahlaki yetersizlik tehdidiyle sisteme bağlanıyorlar. hegemonya böyle işliyor, ekonomik düzen yalnızca rıza ile değil, kültürel ve ahlaki normlarla da pekiştiriliyor (gramsci, 1971).

çalışmanın erdem, çalışmamanın kusur  olarak damgalanması, bireylerin sermayenin öngördüğü koşullara uymasının bir mecburiyet değil erdem haline getirilmesi, düşük maliyetli ve hak talep etmeyen işgücü arzını meşrulaştıran bir yeniden üretim sürecinin parçasıdır. resmi anlatıda işkur iş bulma ve istihdamı artırma gibi pozitif kavramlar etrafında şekilleniyor lakin uygulamalarının gerçek doğası ideolojik devlet aygıtı kavramı (althusser, 1970) çerçevesinde anlam kazanıyor.   

sermaye için esnek, itaatkar ve düşük maliyetli bir işgücü arzı yaratırken bunu  topluma yararlı olma gibi ideolojik kavramlarla süslüyor. işsizlik bireyin yetersizliği olarak gösterilirken sistemin sebep olduğu yapısal işsizlik ve güvencesizlik görünmez hale getiriliyor.

bu süreç, sosyal hakların törpülendiği, emekçinin sermaye düzenine uyumlu şekillenmesinin sağlandığı, çalışmanın sermaye için yeniden yapılandırıldığı bir yeniden üretim mekanizmasına dönüyor.

sonuç

bahsi geçen programlar ve nicelerinin büyüyen gölgesinde, çalışmanın anlamı da sessiz bir biçimde değişiyor, belki değişti bile. artık çalışmak bir hak ya da toplumsal bir katkı değil, varoluş için verilen kırılgan bir mücadele. işkur’un bu uygulamaları da bu sistemin sıradanlaşmış bir yüzü. emeğin, güvencenin, hakkın geçici olduğu bu yeni düzende kalıcı olan şeylerden biri güvencesizliğin devlet eliyle üretildiği gerçeği. bu sebeple işkur’un bu politikalarını incelemek, anlamak, yalnızca istihdamı değil, geleceğimizin kimler tarafından ve nasıl şekillendirildiğini görmemizi sağlayabilir.

  • althusser, l. (1970). ideology and ideological state apparatuses.
  • gramsci, a. (1971). selections from the prison notebooks.
  • marx, k. (1867). das kapital.
  • türkiye i̇ş kurumu. (2024). typ ve i̇up program bilgilendirme dokümanları.
  • “typ kapsamında çalışan işçiler işsiz kaldı.” evrensel, 24 mayıs 2024. evrensel haber
  • “i̇şgücü uyum programı: sömürüyü kökle, işsizliği gizle.” ekmek ve gül, 2024. ekmek ve gül

Yorum bırakın

Popüler