ata yağız topaloğlu.

eurovision şarkı yarışması’nı 1956 yılından beri devam eden ve birçok kişinin yılda en az bir kez “acaba bu sene kim kazandı ve şarkılar nasıldı?” dediği, çoğu zaman ülke içi siyasete bile konu olan, ülkelerin yarıştığı bir yarışma olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır. ikinci dünya savaşı’ndan sonra kurulan ve kıta avrupası’nı merkeze alan bu yarışmanın asıl amacı ise “müzik yoluyla birliği sağlamak”; fakat bu iddianın artık geçerliliğinin kalıp kalmadığı bir muamma. bu iddianın yanı sıra altında yatan sebeplere baktığımızda ise kıtalararası eş zamanlı yayıncılık teknolojilerini test etmek ve savaş sonrası avrupa’da kurumsal entegrasyonu güçlendirmek gibi teknik motivasyonlar da yatıyor.

günümüzde her ne kadar avrupa merkezli görünse de yarışma sınırlarını kıta avrupası ile sınırlı tutmamış; israil, avustralya ve kafkas ülkelerinin katılımıyla geniş bir etki alanına yayılmıştır. yarışmanın kendisini ısrarla konumlandırdığı “apolitiklik” iddiası ise özellikle 1990’larda soğuk savaş’ın sona ermesinin ardından, yeni ulus devletlerin kendilerini ifade etme çabasıyla birlikte kurumsal bir söyleme dönüşmüştür. ancak günümüzde, 2026 yılındaki yarışmanın 2003’ten bu yana en düşük katılım sayısıyla gerçekleşmesinin beklenmesi ve organizasyonun aldığı kararlar nedeniyle yoğun boykotların hedefi haline gelmesi, bu kurumsal söylemin krizde olduğunu göstermektedir. uluslararası siyasetin ve diplomatik krizlerin doğrudan gölgesinde kalan bu platformda, müziğin politik ruhunu gizlemek gerçekten mümkün müdür? bu yazı, eurovision şarkı yarışması çerçevesinde apolitiklik iddiasının tarihsel ve güncel geçerliliğini sorgulamayı amaçlamaktadır.

siyaset her zaman eurovision’un bir parçasıydı

aslında yarışma, düzenlenmeye başladığı andan beri bu politiklik iddiası ile hareket ediyor. bunu en net şekilde ilk olarak 1968’de ispanya’nın kazanmasıyla görüyoruz. ispanya’nın ünlü diktatörü franco’nun ülkesi kazanabilsin diye hile ile yarışmanın oylarını çaldığı iddiası, yarışmanın siyaset ile ilerlediğini kanıtlar niteliktedir. burada franco’nun asıl amacı yarışmayı ispanya’da düzenleme hakkını elde edebilmekti (belam, 2024). yarışmanın kuralı gereği kazanan ülke, bir sonraki yıl yarışmayı düzenleme hakkını elinde bulundurduğu için 1968 yılında ispanya’nın kazanmasıyla birlikte bu hak otomatik olarak ispanya’ya geçmiştir. 1969 eurovision şarkı yarışması’nın franco dönemi ispanyası’nda gerçekleştirilmesi, aslında franco’nun eurovision’u bir propaganda aracı olarak kullandığını ve asıl amacının ispanya’nın ihtişamını kıta avrupası’nın geri kalanına göstermek olduğunu anlamamızı sağlar.

bu olayın üstünden çok geçmeden 1974 yılında iki farklı siyasi gelişmeyle daha karşılaşıyoruz. yarışmayı ikinci olarak tamamlayan gigliola cinquetti’nin “si” şarkısıyla ülke siyasetine bir mesaj gönderdiğini görüyoruz. italya’yı temsil eden bu şarkı ikinci olsa da italyan televizyonu performansın yayınlanmasını reddetmiş ve şarkı uzun süre ülkede sansürlenmiştir. yarışma 6 nisan 1974 tarihinde düzenlenirken (bu tarih durumun açıklanması açısından kritiktir) italya’da 12 mayıs 1974 tarihinde, boşanmayı mümkün kılan yasayı kaldırmaya yönelik bir referandum gerçekleştirilecektir. italyan televizyonu, şarkının adının ve sözlerinin sürekli “evet” kelimesini tekrarlamasından ötürü şarkının referanduma yönelik sübliminal bir mesaj taşıdığını düşünmüş ve şarkıyı yarışma sırasında yayınlamamıştır (o’connor, 2007). aynı yıl portekiz’in yolladığı,türkçeye “ve vedalaştıktan sonra” olarak çevrilen “e depois do adeus” şarkısı ise portekiz’de diktatörlüğü deviren karanfil devrimi’ni başlatmak için radyo aracılığıyla verilen gizli işaretlerden biri olarak tarihe geçmiştir (belam, 2024). basit bir eurovision şarkısı olarak görülebilecek bir parça böylelikle siyasi bir katalizör işlevi kazanmıştır. bu örneklerden de anlaşılacağı üzere yarışmadaki politiklik, 2020’lerde başlayan bir durum olmaktan ziyade yarışmanın ilk yıllarından beri var olan bir gerçektir.

eurovision’un siyasi çatışmalara sahne olması

buna ek olarak belirtilmesi gereken bir diğer önemli durum ise soğuk savaş dönemi doğu bloku’nun eurovision’a katılması mümkün olmazken sovyet etki alanında gerçekleştirilen “intervision” girişimidir. intervision başarılı bir yarışma olamamış ve kısa süreli bir girişim olarak tarihe karışmıştır. beklenen ilgiyi görmeyen bu yarışma, 2025 yılında rusya’nın eurovision’a katılımının yasaklı olduğu bir dönemde tekrar gündeme gelmiş ve yeniden düzenlenmeye başlamıştır. bu kez putin tarafından bir propaganda aracı olarak kullanılan yarışma, rusya’nın dünyada yalnız olmadığını göstermeye çalışmış ve kendisini destekleyen devletlerin katılımıyla moskova’da gerçekleştirilmiştir.

anlaşılacağı üzere doğu bloku’nun yarışmaya katılması mümkün değilken batı, eurovision’u avrupa ülkelerini bir araya getiren bir yumuşak güç örneği olarak görmekteydi. bu gücün kötüye kullanıldığı veya siyasi gerilimlerin tırmandığı anlarda batı devletleri yarışmadan çekilmeyi tercih etti. bunun en somut örneğini yunanistan ve türkiye arasında yaşanan gerilimlerde görmek mümkündür. 1970’lerden itibaren eurovision, doğu akdeniz’deki çatışmaların etkisiyle büyük boykotlara sahne olmaya başladı. 1974’te türkiye’nin kıbrıs barış harekâtı’nı başlatmasının ardından yunanistan, ertesi yıl stockholm’de düzenlenen yarışmaya türkiye’nin katılımını protesto ederek katılmadı (belam, 2024). 1976 yılında ise roller değişti; yunanistan yarışmaya “panagia mou” adlı parça ile katılırken bu kez türkiye yarışmada yer almadı. söz konusu şarkının türkiye’yi kıbrıs harekâtı üzerinden üstü kapalı bir şekilde eleştirmesi ve türkiye’nin buna çekilerek yanıt vermesi, iki ülkenin yarışmayı birbirine diplomatik mesaj vermek ve protesto göstermek amacıyla kullandığına dair önemli bir örnek sunmaktadır.

israil’in eurovision şarkı yarışmasına dahil edilmesi

fakat yarışmanın tarihini ve kaderini değiştirecek en önemli gelişme, 1970’li yılların başında israil’in eurovision’a dahil olmasıdır. ilk olarak 1973 yılında yarışmaya katılan israil’in 1978 yılındaki yarışmayı kazanması, orta doğu ülkeleri tarafından olumlu karşılanmadı. yarışmayı canlı yayınlayan ürdün televizyonu, israil’in performansını yayınlamayı reddetti ve israil’in birinci olacağı anlaşıldığında yayını keserek izleyicilerine yarışmayı belçika’nın kazandığını duyurdu (al jazeera, 2005). 1978 yılındaki yarışmayı israil kazandığı için 1979’da yarışmayı düzenleme hakkını da elde etti. yarışmanın kudüs’te yapılması ise beraberinde büyük siyasi tartışmalar getirdi. türkiye başlangıçta yarışmaya katılacağını duyurmuşken, arap ülkelerinden gelen yoğun baskılar üzerine son anda katılımını iptal etti. 1979 yarışmasını tekrar israil kazanmasına rağmen mali nedenlerle 1980’deki yarışmaya katılmaması üzerine, fas ilk kez eurovision’a dahil oldu; ancak bir sonraki sene israil’in geri dönmesiyle fas yarışmadan çekildi ve bir daha katılmadı.

israil’in katılımı yıllar içinde çeşitli protestolara hedef oldu; katıldıkları ilk dönemlerden bugüne kadar varlıkları defalarca eleştirildi ve bu eleştiriler birden fazla boykotu şekillendirdi. özellikle israil-filistin çatışmasının şiddetlendiği dönemlerde yarışma, kültürel bir boykot çağrısının merkezi haline geliyor. israil’in katılımı arap ülkelerinin tepkisini çekse de bu ülkeler, israil’in katıldığı senelerde yarışmada yer alma çabasında bulunmamış; çoğu, yarışmayı yayınlama hakkına sahip olmasına rağmen yayınlamamayı tercih etmiştir. fakat 2005 senesinde bu durum, lübnan’ın eurovision’a katılma girişimiyle değişti. ebu’nun kuralları gereği katılımcı ülkeler yarışmayı kesintisiz yayınlamak zorundaydı; ancak lübnan’daki yasalar gereği israil’e ait hiçbir içeriğin televizyon kanallarında yayınlanması mümkün değildi. lübnan’daki yayıncı tele-liban, israil’in performansı sırasında reklam arası vermeyi önerse de ebu bunun kurallara aykırı olduğunu belirtti; bunun akabinde lübnan yarışmadan çekildi. bu olay, israil’in katılımının orta doğu’daki hassasiyetler sebebiyle sadece protestolara değil, bazı ülkelerin tamamen yarışma dışında kalmasına da yol açabileceğinin en somut örneklerinden biri oldu.

2018 yılında portekiz’in başkenti lizbon’da yapılan yarışmayı israil’in kazanmasından sonra, 2019’da düzenlenecek olan yarışmanın tel aviv’e taşınması uluslararası düzeyde eurovision’u eleştirilerin odağına yerleştirdi. uluslararası alanda “bds” (boykot, tecrit ve yaptırımlar) olarak bilinen hareket, yarışmanın finali öncesinde birçok sivil toplum kuruluşunu ve aktivisti eurovision’un israil’de düzenlenmesine karşı bir araya getirdi (ayyub, 2019). yarışmanın israil tarafından düzenlenmesi “artwashing” (sanatla aklama) olarak görülmüş; sanatın bir paravan olarak kullanılıp israil’in olumsuz eylemlerini dikkatlerden uzaklaştırmak veya bu hareketleri meşrulaştırmak amacıyla sanatçıların kullanılması hedeflenmiştir. finale gelindiğinde ise izlanda’yı temsil eden hatari grubu, halk oyları açıklandığı sırada kameralar önünde filistin bayrağı desenli atkılar açarak boykota sahnede destek vermiş ve bu tartışmayı doğrudan eurovision sahnesine taşımıştır. aynı gece konuk sanatçı madonna’nın performansı sırasında iki dansçısının sırtında israil ve filistin bayrakları taşıması da büyük bir tartışma konusu olmuştur.

2024 eurovision şarkı yarışması

2024’te israil’in katılımı, şarkı sözleri üzerinden başlayan bir kurallar-siyaset gerilimine dönüştü. israil, göndermek istediği şarkıyı ilk başta “october rain” (ekim yağmuru) başlığıyla sunmaya çalışsa da bu talep ebu tarafından reddedildi. ebu, şarkının içeriğini politik bulduğu için israil heyetinden değişiklik yapmasını istedi. şarkı üzerinde bazı düzenlemeler yapılarak “hurricane” adıyla tekrar sunulsa da sözler incelendiğinde politik atmosferin korunduğu ve 7 ekim saldırılarına yapılan göndermelerin aşikâr olduğu görüldü (mouriquand, 2024). ebu’nun bu şarkıya izin vermesi, kurumun tarafsızlık iddiasını tartışmaya açarken sahada büyük protestolara yol açtı. malmö’deki final haftasında on binlerce kişi israil’in katılımını protesto etti; aktivist greta thunberg’in de katıldığı bu gösteriler, etkinliğin güvenliği ve apolitiklik ilkesi etrafındaki tartışmaları derinleştirdi.

bu durum, 2024 yılında gerçekleşen olayların detaylı bir analizini gerekli kılmıştır. yarışma sürecine bakıldığında ebu’nun yaklaşımının, öncelikle israil’in katılımı nedeniyle güvenlik tedbirlerini artırmak üzerine yoğunlaştığı görülmektedir. birinci yarı final öncesinde irlanda temsilcisi bambie thug, yüzüne ogham yazısıyla “ateşkes” ve “filistin için özgürlük” yazması nedeniyle eurovision komitesi tarafından uyarılmış ve yazıları değiştirmeye zorlanmıştır (bowers, 2024). bunun yanı sıra, açılış programında sahne alan isveçli-filistinli şarkıcı eric saade’nin kolunda kefiye ile çıkması üzerine performansı eurovision’un youtube kanalında yayımlanmamış; ebu, bu hareketin “politik olmayan yarışmaya politik unsurlar soktuğunu” iddia ederek saade’yi kınamıştır (mctaggart, 2024). fakat bu yarışmaya asıl damga vuran olay, hollanda’nın yarışmadan diskalifiye edilmesi olmuştur.

2024 eurovision şarkı yarışması, müziğin birleştirici gücünden ziyade avrupa yayın birliği’nin israil’e sağladığı “dokunulmazlık kalkanı” ve bu kalkanın dışında kalanlara uygulanan yaptırımlarla hatırlanacak. bu sürecin en büyük mağduru ise hollanda temsilcisi joost klein oldu. her eurovision şarkı yarışması’nda, yarı finalden sonra finale katılmaya hak kazanan ülkelerin temsilcileri birlikte bir basın toplantısına katılır ve kendilerine yöneltilen soruları cevaplarlar. 2024 eurovision şarkı yarışması’nın ikinci yarı finalinde gerçekleşen bu toplantı, herkese açık son basın toplantısı olmuştur. her şey, basın toplantısında israil temsilcisi eden golan’a yöneltilen soru ile başladı. bir gazeteci golan’a, “varlığının diğer katılımcılar için bir güvenlik riski oluşturup oluşturmadığını” sordu. moderatör araya girerek golan’a “cevap vermek zorunda değilsin” dediğinde, yan tarafında oturan hollanda temsilcisi joost klein yüksek bir sesle “neden?” diye sorarak tepkisini ortaya koydu. buna ek olarak joost klein, basın toplantısı boyunca israil temsilcisinin yanında oturmaktan duyduğu rahatsızlığı, kafasına hollanda bayrağını örterek protesto etti.

olaydan kısa bir süre sonra, final provasında klein’ın sahneye çıkması engellendi; gerekçe olarak ise sahne arkasındaki çekim ekibi üyesi bir kadına karşı “tehditkar bir harekette” bulunduğu iddiası gösterildi (savage, 2024). hollandalı yayıncı kuruluş avrotros’un açıklamasına göre klein, sahneden inerken çekilmek istemediğini belirtmiş ancak kameramanın ısrarı üzerine kameraya doğru sinirli bir jestte bulunmuştur; sonradan anlaşıldığı üzere ortada herhangi bir fiziksel temas bulunmamaktadır (savage, 2024). işin en ironik kısmı ise aylar sonra ortaya çıktı: isveç savcılığı, delil yetersizliği nedeniyle joost klein hakkındaki davayı düşürdü (savage, 2024). yani ebu, aslında suçsuzluğu kanıtlanacak olan bir sanatçıyı, israil’e karşı takındığı tavırdan rahatsız olduğu için yarışmadan silip atmıştı. joost klein’ın diskalifiye edilmesinin yanı sıra diğer temsilciler de israil’in varlığı ve sergilediği tutum nedeniyle yarışma sırasında zor anlar yaşadıklarını sonradan dile getirmişlerdir. bu olay; bir yanda binlerce sivilin ölümüne neden olan bir devletin temsilcisinin “güvenlik” adı altında her türlü ayrıcalıkla sahneye çıkarılmasını, diğer yanda ise bu duruma insani bir tepki veren sanatçının gerçekte yaşanmamış bir sebeple uzaklaştırılmasını simgeleyen kara bir leke olarak eurovision tarihinde kalacaktır. diskalifiye sonrası hollanda puanlarını sunmayı reddetmiş; hollanda’dan puan alan ve 2024 birincisi olan isviçre ise puan alımı sırasında herhangi bir tepki vermemiştir. yarışmayı israil beşinci sırada tamamlamıştır; ancak burada altını çizmemiz gereken önemli nokta, israil’in halk oylamasında ikinci olmasıdır. bu noktaya az sonra tekrar değineceğim.

2025 eurovision şarkı yarışması

bu süreçte eurovision’a katılan devletler arasında da israil’in katılımına dair daha somut karşıt düşünceler oluşmaya başladı; bunu 2025-2026 yıllarını incelediğimizde daha detaylı görmek mümkün olacak. 2025’te tartışma bu kez kampanya ve imaj yönetimi alanlarına da sıçradı. israil hükümet ajansı, ülkenin temsilcisine yönelik halk oyunu artırmak için hedefli dijital reklamlar dahil kapsamlı bir tanıtım kampanyası yürüttü; bu durum, kurallar çerçevesinde tamamen yasak olmasa da yarışmanın ruhunu ve siyasallaşma algısını tartışmalı bir hale getirdi (bowler & flannery, 2025). bu, israil’in söz konusu yöntemi ilk deneyişi değildi; 2024 yılında da aynı taktiğe başvurulmuş ve bu sayede “hurricane” şarkısı halk oylamasında ikinci olmuştu. fakat bu seneki oylama sonucunda, türkçeye “yeni bir gün doğacak” şeklinde çevrilebilecek “new day will rise” şarkısıyla halk oylamasında birinci oldular.

bu durum, ülkeler ve yarışmacılar arasında israil’in kullandığı bu yöntemin haksızlık oluşturduğu ve yarışmayı kendi siyasetine zemin olarak kullandığı düşüncesini daha da güçlendirdi. öncesinde belirttiğimiz “artwashing” eleştirileri de bu şekilde pekişti; gazze’de savaş devam ederken eurovision’un israil’e bir yumuşak güç alanı sunduğu yönünde yoğun bir algı oluştu. sonuçlar açıklandığında israil’in güçlü bir halk desteği alması, tartışmaları dindirmek yerine siyasetin oylamaya nasıl yansıdığına dair eleştirileri daha da besledi.

2026 yarışmasına katılacak ülkeler listelenmeye başlarken dört ülkenin israil’in yer alması durumunda yarışmayı boykot edeceğini duyurması, israil’e karşı ilk somut adımların atıldığını gösterdi. aralık ayında gerçekleştirilen ebu toplantısı öncesinde hollanda, irlanda, ispanya ve slovenya ulusal kanalları, israil’in katılımı halinde yarışmada yer almayacaklarını belirtmiş; buna karşın ebu’nun tutumu ise sadece oylama sisteminde değişikliğe gitme yönünde olmuştur (oltermann & o’carroll, 2025). almanya ise bir karşı argüman geliştirerek israil’in dışlanması durumunda yarışmayı boykot edeceğini açıklamıştır (anadolu ajansı, 2025).

ebu’nun israil lehine verdiği karar sonrası izlanda da israil’in yarışmada bulunmasını protesto ederek çekildiğini duyurmuştur (cakirtekin, 2025). buna ek olarak portekiz’de düzenlenecek ulusal finalde yarışacak 16 sanatçının 13’ü ortak bir bildiriye imza atarak kazanmaları durumunda eurovision’a katılmayacaklarını ve yarışmayı boykot edeceklerini ilan etmiştir (granger, 2025). bu durum sadece portekiz ile sınırlı kalmamış; diğer ülkelerde de benzer bir toplumsal ve sanatsal tepki örgütlenmiştir, bunu ise önümüzdeki aylarda göreceğiz. 

sonuç: 

aslında siyaseti eurovision perspektifinden çok farklı şekillerde incelemek mümkündür. özellikle rusya-ukrayna bağlamında da ele alınabilecek olan bu bakış açısını israil üzerinden okumamın asıl amacı, gelecek yarışmalar için bu ikilemin ve boykotun merkezi bir gündem maddesi haline gelmesidir. rusya, 2022 yılında ukrayna’ya saldırmasının hemen ardından yarışmadan çıkarılmış ve ebu üyeliği askıya alınmıştır. bu noktada israil’in tüm tepkilere rağmen yarışmada varlığını sürdürmesi, ebu’nun sergilediği çifte standardı açıkça ortaya koymaktadır.

müziğin her zaman siyasi bir doğası olmuştur; müziği siyasetten, siyaseti de müzikten ayırmak imkânsız olduğu kadar gereksizdir de. apolitiklik iddiasıyla hareket etmek, tarihsel gerçekler ışığında boşa kürek çekmekten başka bir şey değildir. nitekim 2025 yılında israil’in dijital reklam kampanyalarıyla halk oylamasını domine ederek “new day will rise” şarkısıyla birinci (toplamda ikinci) olması, bu tartışmaları zirveye taşımıştır. bu durumun neticesinde 2026 yılı için hollanda, ispanya, irlanda, slovenya, hollanda ve izlanda’nın israil’in katılımını gerekçe göstererek boykot kararı alması, eurovision’un “birleştirici” iddiasının tamamen çöktüğünü göstermektedir. 

sonuç olarak soykırımı ve bu süreci araçlaştıran bir propagandayı müzik üzerinden meşrulaştırmak kabul edilemez; zira bu durum sadece bir yarışmanın değil, avrupa’nın savunduğunu iddia ettiği etik değerlerin de sorgulanmasına yol açmaktadır.

https://nomusicforgenocide.org

kaynakça

ayyub, r. (2019). boycott israel’s ‘artwashed’ eurovision 2019, pro-palestinian activists say. reuters. https://www.reuters.com/article/lifestyle/boycott-israel-s-artwashed-eurovision-2019-pro-palestinian-activists-say-idUSKCN1PO1RV/

belam, m. (2024). a song and dance: eurovision’s history of controversy. the guardianhttps://www.theguardian.com/tv-and-radio/article/2024/may/11/a-song-and-dance-eurovisions-history-of-controversy

bowers, s. (2024). eurovision: bambie thug was asked to remove pro-palestinian ogham writing for Performance. the irish timeshttps://www.irishtimes.com/culture/music/2024/05/08/eurovision-bambie-thug-was-asked-to-remove-pro-palestinian-ogham-writing-for-performance/

bowler, d. & flannery, m. (2025). israeli government agency paid for adverts targeting eurovision song contest public vote. eurovision news spotlighthttps://spotlight.ebu.ch/p/israeli-government-agency-paid-for

cakirtekin, i. (2025). iceland withdraws from 2026 eurovision song contest in protest against israeli inclusion. anadolu ajansı. https://www.aa.com.tr/en/europe/iceland-withdraws-from-2026-eurovision-song-contest-in-protest-against-israeli-inclusion/3767717

germany may boycott eurovision 2026 if israel is excluded, says chancellor. (2025). anadolu ajansı. https://www.aa.com.tr/en/europe/germany-may-boycott-eurovision-2026-if-israel-is-excluded-says-chancellor/3709108

granger, a. (2025). portugal: agridoce will not compete in eurovision if they win festival da canção 2026. eurovoix newshttps://eurovoix.com/2025/12/22/portugal-agridoce-will-not-compete-in-eurovision/

mouriquand, d. (2024). israel will compete at eurovision after changing lyrics to its controversial song. euronewshttps://www.euronews.com/culture/2024/03/08/israel-will-compete-at-eurovision-after-changing-lyrics-to-its-controversial-song

o’connor, j. k. (2007). the eurovision song contest: the official history. carlton books.

oltermann, p. & o’carroll, l. (2025). four countries to boycott eurovision 2026 as israel cleared to compete. the guardianhttps://www.theguardian.com/tv-and-radio/2025/dec/04/ireland-spain-and-the-netherlands-to-boycott-eurovision-2026-as-israel-cleared-to-compete

politics beats lebanese pop hope. (2005). al jazeera. https://www.aljazeera.com/news/2005/3/19/politics-beats-lebanese-pop-hope

savage, m. (2024). disqualified eurovision star will not be prosecuted. bbchttps://www.bbc.com/news/articles/cdjwdl2e73wo

Yorum bırakın

Popüler