dila demircan.
günümüzde hamileliği engelleme, menstrüasyon döngüsünü düzene sokma gibi çeşitli nedenlerle tercih edilen doğum kontrolü; geçmişte farklı dönemlerde farklı gerekçelerle kullanıldı.
antik dönemlerde kadınların doğum kontrol motivasyonları çeşitliydi; sık doğumla beraber güçsüzleşme, cinsellikten haz alma isteği, ekonomik kaygılar, erkek denetiminden kaçınma istekleri veya çocuk sahibi olmayı reddetme, halk arasında farklı doğum kontrol yöntemlerine dair arayışı yaygınlaştırdı. o dönemlerde en kolay başvurulabilecek yol tabii ki doğaydı. insanlar çevrelerinde bulunan bitkileri çeşitli yöntemlerle doğum kontrolü haline getirmek için çaba sarf ettiler. silifyum isimli bitki, antik yunan ve roma’da doğum kontrolünde fazlasıyla öne çıkıyordu. silifyum, asıl kullanım amacı gıdaları çeşnilendirmek olsa da gebelik önleyici etkisi olduğu iddia edilen bir bitkiydi. silifyumun doğum kontrolü etkileri günümüzde, zamanında gümüşten daha pahalı olduğu için nesli tükenene kadar üretildiğinden dolayı kesin olarak bilinmese bile döneminde fazlasıyla popülerdi (europeana, n.d.).
silifyumun doğum kontrol denkleminden çıkmış olması, kadınların doğum ve emzirmenin riskleri yüzünden kendi yaşamlarını koruma isteğinin önüne geçmedi. kadınların vücudunda hamileliğin ve doğumun bıraktığı etkilerin yanında özellikle yoksul ailelerde her yeni çocuk, fazladan ekonomik yük demekti. zamanla ferula türü bitkilerin kazık köklerinden elde edilen, kurutulmuş bir reçine olan asafoetida yeni yöntem olarak silifyumun yerini doldurdu. fazla dozu ölümcül olduğundan hiçbir zaman sürdürülebilir bir alternatif haline gelemedi. bu dönemde güvenilirliği kesin olmayan tek doğum kontrol çeşidi bitkiler değildi. zamanla ilginç, farklı ve yeni yöntemler de türetildi. fizikçi ve “jinekolog” olan efes’li soranus, kadınların cinsel ilişki esnasında nefeslerini tutmalarının, sonrasında hapşurup semeni dışarı atmalarının hamile kalmalarını önleyeceğini öne attı. bunun yanı sıra hamile kalmak istemeyen kadınlara tavsiye olarak da ilişkiden sonra geriye doğru yedi kere zıplanmasını önerdi (europeana, n.d.).
bilimsel dayanağı olmayan benzer sözde doğum kontrol yolları, bu konunun ne kadar önemli olduğu gerçeğini gölgeleyemiyordu. feodalizmin ortaya çıkması ve belirli bölgelerde egemen güç haline gelmesiyle doğum kontrolü her zamankinden önemli oldu, çünkü artık kadın vücuduyla veya sağlığıyla değil, erkeklerle ilgiliydi. feodal toplumlar ataerkildi: soy ve toprak erkekler üzerinden aktarılırdı. kadınlar evlendiklerinde kocalarının soylarına geçer ve miras haklarını kaybederlerdi. bu nedenle erkekler, soylarının meşru ilerlediğinden emin olma zorunluluğu hissederek miraslarını yanlış bölüştürmeme amacıyla kadınları ve cinselliklerini sıkı şekillerde denetleme yoluna koyuldular.
prezervatifler, avrupa’da 15. yüzyılda frengi salgını nedeniyle önceki metodlara göre fazlasıyla koruma sağlayan bir yöntem olarak yaygın bir biçimde kullanıldı. italyan anatomist gabriello fallopio, prezervatifin kabul gören ilk tanımını 1564 yılında “frengiye karşı koruma sağlayan, kurdeleyle tutturulmuş keten bir kılıf” olarak yaptı. günümüzdeki haline gelmeden önce farklı hayvanlardan, en sık şekilde koyun bağırsağından veya balık derisinden, yapılan prezervatifler tek kullanımlık değillerdi; yıkanıp merhemlerle yeniden kullanılabilme özellikleri vardı. sadece avrupa’da değil, ileriki iki yüzyıl içinde japonya’da da kaplumbağa kabuğundan ve boynuzundan yapılan prezervatif türleri geliştirildi (Yuko, 2024).
zamanla bilimin ilerlemesiyle, doğum kontrolü erkeklerde sperm üretimini baskılayacak hormonların üzerine çalışarak geliştirildi. bu testosteron baskılayıcı yöntemler, erken deney evrelerinde kullanan erkeklerde ciddi yan etkiler yaptı. hormonal dengesizlik, libido kaybı ve ruh hali düzensizlikleri bu etkilerin birkaçıydı. yan etkilerinden dolayı erkekler bu hapı yaygın bir şekilde hiçbir zaman kullanmadı ve genel halkta da kullanımı kabul görmedi. 1950 yılında, amerika planlı ebeveynlik federasyonu’nun öncüsü, amerikan doğum kontrol birliği’nin kurucusu ve amerika’daki ilk doğum kontrol kliniğini açan margaret sanger, arkadaşı katherine dexter mccormick ile finanse ettiği proje sayesinde güvenli doğum kontrol hapı arayışına başladı. doğum kontrol hapının ortaya çıkmasındaki en önemli adımlardan biri amerikalı kimyager russell marker’ın, meksikalı kadınların jenerasyonlar boyunca doğum kontrol yöntemi olarak barbasco kökü isimli yabani bir patates yediklerini keşfetmesi oldu. marker, bu besin kökünden progesteronun sentetik bir formu olan progestini elde etmeyi başardı. progestinin östrojenle birleştirilmesi ile ilk doğum kontrol hapı ortaya çıktı (Cornforth, 2024). ilk doğum kontrol hapı, menstrüal döngünün düzenlenmesi amacıyla kullanılıyordu. hatta ambalajında hapın doğum kontrol edici etkisi olmasıyla alakalı uyarı vardı. “oral kontraseptif” etiketiyle onaylanan ve piyasaya sürülen bir hapla karşılaşmak 1960 yılını buldu. envoid isimli hap, yedi yıl içinde dünya genelinde 13 milyon kadın tarafından kullanıldı. bu hap, hamileliği önlemek için gerekenden çok daha fazla yüksek oranlarda hormon seviyeleri içeriyordu. bilimin fazlasıyla ilerlediği dönemde bile kadınların sağlığı göz ardı edilmeye devam etti. günümüzde hala hormonal dengesizlik, libido kaybı ve ruh hali dengesizlikleri gibi yan etkilerle baş etmek zorunda bırakılan kadınlar, bu hapla baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi olumsuzluklarla sıklıkla karşılaşıyorlardı. bunların yanında hapı kullanan kadınlar arasında kalp krizi, kan pıhtılaşması ve felç risklerinde önemli bir artış görüldü (Cornforth, 2024). uzun yıllar boyunca dönüp dolaşan eleştiriler hapı şu anki görece daha az zararlı haline getirdi.
günümüzde uti gibi yöntemler tercih edilmeye başlansa da, doğum kontrolünün kadının bir hakkı olduğunu ve bu versiyonuna ulaşana kadarki sürecini unutmamak lazım. kadınların ev işi emeğinin olması gerektiği gibi devam etmesi yönündeki düşünceler, bu iş yükünü normalize etmek; kapitalist üretim sisteminin kadın emeğini her noktada görmezden gelmesine yol açtı. daha güvenli ve sağlıklı bir şekilde doğum kontrolü erkekler tarafından kullanılabilecekken sistemin benzer yan etkileri kadınlara dayatmayı kolay bir kaçış yolu olarak görmesinin ciddi bir sorun olduğu göz ardı edilmemeliydi. hala feodal düzende yükselişe geçen ataerkinin yan etkilerini özellikle kadınlar yaşarken medeni çağlarda olduğumuzu iddia etmek ikiyüzlülük değil midir? kadınlar tarih boyunca bu yan etkilere katlanmak zorunda bırakılsalar da unutulmamalıdır ki sağlıklı ve güvenli doğum kontrolü insan hakkıdır ve her zaman gelişim ve direniş için yer vardır.
kaynakça
elizabeth yuko. (2024, eylül 16). how condoms evolved since ancient times history. https://www.history.com/articles/condom-ancient-origins-inventions
europeana. (n.d.). contraception in ancient history. erişim tarihi kasım 11, 2025. https://www.europeana.eu/en/exhibitions/the-pill/contraception-in-ancient-history
tracee cornforth. (2024, haziran 21). a brief history of the birth control pill. verywell health. https://www.verywellhealth.com/a-brief-history-on-the-birth-control-pill-3522634
tutor2u. (n.d.). biological reductionism. erişim tarihi kasım 12, 2025. https://www-tutor2u-net.translate.goog/psychology/topics/biological-reductionism?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=wa






Yorum bırakın